İstisna(lar) vs. Kaide(ler)

İnsan zihni pek sever kuralları, sebep-sonuç ilişkilerini. Onlara uymayı veya değer vermeyi değil belki ama tespit etmeyi ve yazıp-çizmesini sever. Kitaplar yazar üzerine, köyler, şehirler, devletler kurar. Uyması zor gelir ama yine de onlarsız yapamaz.
Resimdeki canlı bir ornitorenk. Avustralya’nın endemik canlılarından biri. Gerçi bu mübarek kıtadaki her şey endemik ve bir o kadar da acayip. Kurallar filan derken ornitorenk ne alaka şimdi? Kısa tutacağım, dur bekle. Yarım metre civarında boyu var ve 2 kilo kadar. Canlıları sınıflandırırken (eskiden) kullanılan kaidelerden biri şudur: Yumurtluyorsa memeli değildir. İşte bu canlı, ekidna (dikenli karıncayiyen) ile beraber yumurtlayan memeliler (prototheria) sınıfını oluşturarak bu kaidenin istisnasını teşkil ediyor efendim. Yumurtlayarak üreyen bu canlılar, yavrularını emzirerek büyütüyorlar, üstelik ciddi zehir barındıran bir pençeye sahipler. Evrim konusundaki tartışmaları şöyle bir kenara bırakıp birazcık epistemolojik açıdan bakmak istiyorum bu canlının bende düşündürdüklerine.
Canlıları inceledik ve onları sınıflandırırken genel kabul gören kaideler oluşturduk. Ancak bilgiye ulaşırken, bilgiyi üretirken hep bazı kırılma noktaları oluştu: istisnalar. Hayatın her alanında bunu görebiliriz. Sosyal bilimlerde istisnaların varlığı anlaşılırdır belki ama fen bilimlerinde dahi istisnaların mevcut olması kafa karıştırıyor. Hayatın hiçbir alanı, keskin ve değişmez değil. Tıbben öldü diye morga kaldırılıp, orada uyanan insanlardan, çok basit operasyonlarda masadan kalkamayan insanlara, dünya düzdür diye direten dogmatik düşünceden bugün yer çekiminin varlığını dahi tartışan bilim adamlarına kadar geniş bir istisna çemberi var elimizde.
Burada önemli olan, bu istisnalara verdiğimiz değer. Yoksa genellemelere karşı olmak anlamsız, öğrenmeyi-anlamayı kolaylaştıran bir tekniktir zira. Bilimin her alanında, bu istisnalar üzerinden gelişim sağlanmıştır desek, hatalı bir cümle kurmuş olmayız. Çünkü istisna, azınlıktır ve ayrıca inkar edilemezdir. Üstünü örtebiliriz ama orada bir hakikat olarak durur. Burnumuzun ucuna konan sinek gibidir, küçücüktür ama oradadır, kaşındırır devamlı. 
Özellikle de insan ile ilgili istisnalar en özelleridir; çünkü her insan bir istisnadır, müstesnadır. 
Kurallarımızı, bakış açımızı belirlerken işte bu istisnaları temel almalıyız, yoksa ıskaladığımız durumların sayısı belki az olur ama gerçeğe ulaşma açısından hep geride kalırız. İstisnaları önemsediğimiz sürece gerçekten âdil olabiliriz, gerçekten sevebiliriz, gerçekten ilerleyebiliriz. Yoksa kurduğumuz her yapı naylon olur, tekerrürden kurtulamayız.
Yani bozar efendim… Konu varlık ise, tek bir istisna bile bütün kaideleri bozar.

Yorumlar

Rastgele

  • Babam ve Bi de Patili Dostum
    Çocukken babamın, meyve ağaçlarını neden hep…
  • Birleşme...
    İki kişinin ruh ve aklı birleşirse; dudaklar,…
  • İyilik için...
    İyilik için söylenen yalan, fitne yaratan…
  • Bir selâm
    "Ben öyle herkesin evinde yiyemem, herkesin…
  • Tesbih
    (Koka tesbihim - 2007) "Bir adam acıksa ve…

Değerlendirenler

  • Anonymous
    AnonymousHayatın bütünü,gecmişimiz,dünümüz, bugünümüz,yarınımız.
  • Belki olur
    Belki olurElbette.
  • Hayat_Erkeği
    Hayat_Erkeğişiir okuyup sonrasında para istemesi, dilencilik değil. öyle denilmesi…
  • Belki olur
    Belki olurKıymetli bir abim şu yorumu yaptı: "Öyle masa başında oturmak gib…
  • Belki olur
    Belki olurBen ikisini karışık okudum. Birbirinin devamı gibi değiller, biraz bir…

Kim terörist?

Kim terörist?

Misafirler

80648