En Büyük Nimet Nedir?
Bazen en büyük nimetin sağlık olduğu yönünde önermeler duyarız. Aslında bu çok hatalı çünkü sağlıklı olmanın insana yetmesi gerektiği gibi bir ön kabulü ve yanılgıyı beraberinde getiriyor. Ya da sağlığını kaybetmişsen diğer hiçbir şeyin bir önemi yokmuş gibi... Oysa hayat buna aykırı birçok örnekle dolu.
Bu örneklerden biri de Demir Akciğerli Adam lakaplı Paul Alexander'dır. Hayat hikayesini muhakkak okumalısınız. Texaslı bir çocuk olarak yaşarken henüz daha 6 yaşında çocuk felcine yakalanıyor ve boyundan aşağısı tamamen felç oluyor. Doktorlar onu yaşatabilmek için yaklaşık 300 kilogram ağırlığında, "demir akciğer" adı verilen negatif basınçlı metal bir silindir kapsülün içine yerleştiriyor. Bu cihaz, hava basıncını değiştirerek akciğerlerinin yapay olarak genişleyip daralmasını ve bu sayede nefes alabilmesini sağlıyor. Paul bu cihazın içinde tam 72 yıl geçiriyor. Gelişen teknoloji ile daha küçük aygıtlar çıksa da bu cihaza alıştığı için sistemi yenilemeyi reddediyor. Bu ağır fiziksel sınırlarına rağmen hayata asla küsmüyor. Ağzına aldığı özel bir çubukla yazı yazmayı öğreniyor, resim çiziyor. Liseyi dışarıdan bitirip ardından üniversiteyi kazanarak hukuk fakültesinden mezun oluyor ve onlarca yıl boyunca avukatlık yapıyor. Mahkemelere tekerlekli sandalye ve geçici nefes alma teknikleriyle katılarak müvekkillerini savunuyor. Hatta hayatını anlatan bir anı kitabı bile kaleme alıyor ve en sonunda 11 Mart 2024'te 78 yaşında hayata veda ediyor.
Paul belki çok uç bir örnek ama sağlığı asla yerinde olmadığı halde hayata tutunan ve hatta bu anlamda başkalarına da örnek olan milyonlarca insandan sadece biri. Bu nedenle sağlıklı bir insan olmayı hayatımızın merkezine almamalıyız çünkü hayatın bize neler getireceğini asla bilemeyiz ve şundan emin olalım ki hayatımızın bir döneminde bizim veya sevdiklerimizin sağlığı ciddi anlamda bozulacak ama bu asla dünyanın sonu olmayacak.
"Çok şükür sağlığımız yerinde.", "Neyse sağlık olsun!", "Sağlığımız olsun da gerisi hallolur."
Bunlar klişe sözlerimiz. Tabi ki sağlığımız olsun ama o kadar mı? Ya da sağlığımız yoksa bittik mi? Sağlık yoksa şükredecek bir şey kalmıyor mu? Bakın bunu yaklaşık 10 yıldır onlarca doktor ve hastane dolaşmak zorunda olan bir sağlık talibi olarak söylüyorum. Yukarıdaki klişe cümleleri de hayatımda yıllarca kullandım.
Peki o zaman en büyük nimet nedir insan hayatında? Azim mi? Olabilir. Ama bu zaten insana varsayılan olarak gelen bir özellik. Var olan duruma alışıp fiziksel durumumuz elverdiği ölçüde yaşamaya devam etmek... O sayede bombalar altında bile umut etmeye devam edebiliyor insan. Peki para mı? Asla değil. Aile, evlat vb. Hiçbiri değil. En azından inanan insanlar için.
Ankara'dayım, bir vakit namazında babamla birlikte mahalle camisindeyim. Yanlış hatırlamıyorsam bir hatim duasıydı. İmam duayı mahalleden bir abiye yaptırıyordu. Abinin sözleri arasından, defalarca söylediği şu samimi cümle sıyrıldı ve yüreğimden aldı beni: "En büyük nimet hidayettir."


Yorumlar
Yorum Gönder