7 Kasım 2009 Cumartesi

ilklerim

Otelde ilk kalışım,
İlk ev kiralayışım,
Camide ilk ayakkabı kaybedişim (Çalınmadı, değiştirildi),
Yüzüğümü iş yerindeki klozet deliğine düşürerek ilk kaybedişim,
İlk kelle söğüş yiyişim,
Dağıstan mutfağından adını hatırlayamadığım bir yemeği ilk tadışım,
Motorlu bir araçla (atv ile) ilk kaza tecrübem
Ve ilk kez kahvede derbi maçı seyredişim (Fenerbahçe-Galatasaray)...

Bursa'ya  ve tayinimin çıktığı ilçe Orhangazi'ye geldiğim günden beri sayamayacağım kadar çok ilklerim oldu ve oluyor; fakat artık daha sakin bir hayat istiyorum; çünkü bu ilklerin sonu pek hayırlı olmayabilir :)

*

Şu an her yerim ağrıyor. Bugün işyerinden, çok sevdiğim ve hakkını ödeyemeyeceğim bir abim, atv ile beni dağ-bayır, köy köy gezdirdi.  Fakat engebeli arazide atvde arkada oturmak tam bir zulüm. Hele bir de akşama doğru ilçeye dönüşte yaptığımız kaza var ki evlere şenlik. Virajı alamayıp kayalara efektif bir çarpış yaptık. Ama ben son ana kadar yaptığımız şeyin bir kaza olduğunu düşünmemiştim.Taşların üzerinden geçip tepeye tırmanacak sanırım diye düşünmüştüm ama bir saniye kadar sonra kendimi havada uçar vaziyette bulunca dedim kafa göz gidecek, en az iki-üç kırık olur artık. Ama şükür ki bir kaç çürükle atlattım. Avuç içlerim, ayaklarım, dizlerim, sırtım ve bilumum yerlerimde morluklar var ve şu an sağ kaval kemiğim debaya ağrıyor. Abininse ayak bileği çıkmıştı ve iyileşmesi için en az bir aya ihtiyacı vardı. Allah'tan atvnin -ki emanetti- fazla bir hasarı yoktu, yoksa dağın başında kör topal kalakalırdık alimallah.

*

Bu arada bu Ülker'in çıkardığı abidik kubidik draje sakızlar da nedir böyle yahu?! Yok kahveyle nane, yok elmayla tarçın... Ve şimdi çiğnediğimde sanırım en garibi: Frambuazla menekşe. Menekşeli sakız mı olur be ya! On dakikadır çiğniyorum, çiçek yer gibi tadı var. Hiç güzel değil. Zaten hiç de tutmadı bu tuhaf sakızlar. Tek güzel yanları tatlandırıcı olarak aspartam kullanmamaları.



*

Bir Fenerbahçe sempatizanı olarak (takım tutmam) bu gece rahat uyurum artık. 3-1'lik Galatasaray galibiyetiyle 10. kez kendi evinde Cimbom'u yenmeyi başardı. Tabi yanlışlıkla Galatasaylıların kahvesine gitmişim o kötü oldu biraz.
Fakat yatmadan önce yarın için bir gömlek ütülemem ve tıraş olmam lazım. Pöf!

Ve geldiğim günden beri ağzıma yerleşen Bursa aksanından da kurtulmam lazım ama biraz zor sanırım.

25 Ekim 2009
23:30 civarı