19 Mayıs 2011 Perşembe

Ölüm

Ölüm bir rüzgar gibi esince bütün çanlar susar.
Madem böyledir, o halde başında taç veya boynunda vergi yükü olmuş ne çıkar!
Biri zuhal yıldızına yükselse, öteki zindana kapatılsa, ölüm gelince herkesi eşitler...
Sâdî
(Bostan'dan)

16 Mayıs 2011 Pazartesi

!

"Bir de genç olacaksınız. Ben sizin gibiyken..."

Bu ve benzeri ifadeleri bir kez daha duyarsam söyleyen kişiye ağız-burun dalacak kadar (ama içimden) sinirleneceğim. Nedir bu! "Şu an"ı kendi geçmişimizle değerlendirecek-kıyaslayacak kadar dar kafalarımız. Halbuki bir şeyi unutuyoruz; bizim geçmişimiz de başkalarının "şu an"ıydı ve onlar da aynen bunları söylüyordu belki de.
"Ben sizin gibiyken"le başlayan cümleler, zamanın ve ona bağlı olarak da hemen her şeyin yaşadığı değişimi anlayamadığı için dünyanın en anlamsız cümleleridir ve bir gerçeği görmezden gelirler daima: Bu cümleleri söyleyen kişilerin de kendilerinden önceki gençlerden farklı olduğu gerçeği.
Hem kendimizin hem de başkalarının başına gelen her olayı sadece kendi tecrübelerimize dayanarak yorumlamak, ne yaparsak yapalım vazgeçemeyeceğimiz bir hastalığımız. Üç tane Yozgatlı (örneğe takılmayın) tanıyarak "Yozgatlılar şöyledir, böyledir..." diye genelleme yapabiliyoruz. Tanıdığımız insan sayısı en fazla dört yüz- beş yüz iken, milyarlarca insan hakkında bile "insanlar böyle işte" diye kestirip atabiliyoruz. "Senin gibisi bulunmaz." diyoruz biraz iyi biriyle karşılaşınca. Halbuki hiçkimse bu önermeyi yapabilecek kadar çok kişiyi tanımış olamaz. Bizim başımıza gelmeyen bir olay başkasının başına da gelmez diye düşünürüz hep.
Kendi yazdıklarımızla çelişen bir önermeyle bitirelim: İnsanlar çok garip...

2010