Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2019 Salı

Ömür Kervanı

Aşık Veysel bir kaydında "en son şiirim" olarak nitelendiriyor "Ömür Kervanı"nı. İsmi o mu verdi bilmiyorum ama her yerde bu isimle anılıyor ve önden uyarayım, haddinden fazla hüzünlü bir kayıt. 

Sivaslı bir abim rahmetliyi hatırlıyor: "Kirli şapkasıyla kahveleri gezen upuzun bir adamdı, dilencilik yapardı" diyor, hafif küçümseyerek. Veysel'i şiirleriyle tanıdığım için dilenciliği beni rahatsız etmiyor. Zira dışarıdan "dilencilik" olarak görünen şey, sanata değer vermenin bir çeşidiydi ve tüm ülkede âşıklar bu şekilde geçimlerini sağlıyordu. Esasen bu halen de böyledir. Âşıklar sazlarıyla meclisleri dolaşır, eserlerini icra eder ve geçimliklerini toplarlar. Hepimiz böyle yapmıyor muyuz?

Az önce bahsettiğim ses kaydını ve metin halini aşağıya bırakıyorum. Boğazında düğümlenen kelimeleriyle yüreğimize tercüman olsun... Şatafatlı cümlelerimizin tarif edemeyeceği duyguları, yüzlerce yıllık kültürümüzle yoğrulmuş saf şiiri ile yaşatsın bizlere... Otantik bir şeyler yazayım diye kendimi hiç kasamayacağım ama şöyle biraz "ileri" gidip şunu söylemek istiyorum: Bu şiirler de "öldükten sonra kapanmayan amel defterine" dahildir.


"En son şiirim şu...Yazılalı hemeen hemen bir sene deel de sekiz-dokuz aya vardı. Mart-Nisan arasında, o sıralarda yazmıştım. Ondan sonra da zaten başım ayık kalmadı ki...


Derdim türlü türlü, yoktur ilacım
Hiçbir türlü bulamadım dermanı
Bir dost bulup dem sürmekti amacım
Gam gasavet çevreledi her yanı

Kalemi kırılsın bunu yazanın
Söyler söyler derdi bitmez ozanın
Çağır bağır emir onun söz onun
Yazan katip böyle yazmış fermanı

Bir bahtı karayım gülmedi yüzüm
Neşeli görünür kan ağlar özüm
Kış misali geçti baharım yazım
Kaldırmadı başımdaki dumanı

Dünya dedikleri bir büyük handır
Veysel durmaz ağlar bunca zamandır
Az yaşa, çok yaşa sonu virandır
Bir gün göçün çeker ömür kervanı


Hoşgeldiniz sefa geldiniz, cümleten hakkınızı helal edin."
Devamı »

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Bir varmış bir yokmuş

Yokmuşsun gibi
davranmıyorum
Hiç davranmadım
Varmışsın gibi
davranıyordum
Onu bıraktım.
Devamı »

1 Nisan 2017 Cumartesi

Hiç...

Bu gece
tam 23 tane midye yedim.
Sayıya takılma.
Mevzu şu ki
hiç aklıma gelmedin.

17.03.2017

Devamı »

1 Nisan 2013 Pazartesi

Yunus'tan

Gerekmez dünyayı bize, çünkü bâki bünyâd değil
Bir kul bin de yaşar ise ölünce bir saat değil






Ey yârenler ey kardeşler korkarım ben ölem deyi
Öldüğüme kayırmazam, ettiğimi bulam deyi

Bir gün görünür gözüme, aybım vuralar yüzüme
Endişeden del'olmuşum, nidem ben ne kılam deyi

Eğer gerçek kul imişsem, ona kulluk kıla idim
Ağlayaydım bu dünyada, yarın onda gülem deyi

Hemin geldim bu dünyaya, nefsime kulluk eyleyi
İyi amel işlemedim, azaptan kurtulam deyi

Ey bîçare miskin Yunus, günahım çok neyleyeyim
Sığındım ol Allah'ıma, dedi hem afvedem deyi


Devamı »

8 Şubat 2013 Cuma

Alıntı

Mutlu edemeyeceksen, meşgul de etmeyeceksin.





Özdemir Asaf

(Alıntıdır, tüm alınanlara...)
Devamı »

12 Ağustos 2012 Pazar

Aşk derdi...

'Işk derdinin devâsı kabil-i dermân değil
Terk-i cân derler bu derdin mu'teber dermânına
Fuzûlî
(Leylî vü Mecnûn'dan)
Devamı »

10 Temmuz 2012 Salı

Kim?

Söyleyin, söyleyin kim anlar dilimden
Kim alır yarı yolda kalmış selamımı...

2008 KPSS'de Türkçe bölümünde çıkan bir sorudan.
Devamı »

20 Nisan 2012 Cuma

Değilsin...

Gülümsüyorsam,
Üstüne alınma,
Bil ki sebebi sen değilsin,
Gülümsüyorsam,
Üstüne alınma,
Hâlâ umudum var demektir.
Gülümsüyorsam,
Bil ki gerçek değildir...
Devamı »

24 Mart 2012 Cumartesi

Bir dize...

Her yer şuracıkta, her yer yakın
Gel gör ki uzaklık büyümede yüreklerde...
2008 KPSS'de Türkçe bölümünde çıkan bir sorudan.
Devamı »

27 Kasım 2011 Pazar

Bir dize...

Dallarda incecik bir ışık kaldı sevgiden,
Hem güneş, hem ay, hem yıldızlar ağladı...


2008 KPSS'de Türkçe bölümünde çıkan bir sorudan.
Devamı »

7 Kasım 2011 Pazartesi

Peygamber...














Gülümseyen bir çehre ama kederli
Saygılı ama dimdik
Mütevazı ama vakarlı
Yorgun ama kararlı
Bitkin ama mücadeleci
Mutlu ama sakin
Mutsuz ama ümitli
Sessiz ama çığlık çığlığa
Öfkeli ama müşfik
Sevinçli ama mutedil
Ağlayan ama sessiz
Sahipli ama kimsesiz
Gözü yaşlı ama içli
Zayıf ama güçlü
Kral ama taçsız
Mağdur ama suçsuz
Önder ama yurtsuz
Yürüyen ama koşar adım
Herkesle ama yalnız
Yalnız ama herkesle
Övgü dolu ama sitemkar
Sade ama içten
Fakir ama zengin
Zengin ama yoksul
Hükümdar ama halk
Birisi ama baştacı
Darda ama bölüşen
Zorda ama yetişen

Bağışlanmış ama af dileyen
Güvende ama tedbirli
Korunmuş ama temkinli
Kudretli ama dertli
Yaralı ama doktor
Muhalif ama dosttur
Müeddip ama zarif
Meskün ama garip
Muhacir ama fatih
Mükedder ama mutlu
Soylu ama kutlu
Beşer ama seçkin
Mübelliğ ama yetkin
Muzaffer ama kuşkusuz
Hatalı ama kusursuz
Mustakim ama makbul
PEYGAMBER AMA KUL.

Prof. Dr. Ali Akyüz
"Yaşayan Kuran Hazreti Peygamber" adlı kitabından

Devamı »

30 Ekim 2011 Pazar

Yapar mısın?

Havaya bir taş atsam ve taş havada kalsa,
Yukarıya çıkar da taşı indirir misin?
Dışıma kar yağerken içim ateşte yansa
Rahatını bırakır, gelir söndürür müsün?
A. Karakoç
Devamı »

28 Ekim 2008 Salı

Hüsrân



Âkif okumak başka bir şey... Zaten Safahat sadece bir şiir kitabı değil.
Merhumun sanata vakti olmadı hiç, yani cümlelerini süslemeye... Davaya hizmetti tüm şiirleri, İslam davasına...
O kısıtlı vakitler de bile yine de büyük bir şair olduğunu gösterebilmiştir. Bu ülkenin insanları bu ülkenin tarihini bir de onun şiirlerinden okumalı.

Aşağıdaki şiir bu coşkun şairin Mısır hayatında yazdığı en hüzünlü ve melankolik şiirlerinden. Neydi onu bu karanlığa gark eden ya da kimlerdi?

HÜSRAN

Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
İslam'ı uyandırmak için haykıracaktım.
Gür hisli, gür imanlı beyinler coşar ancak,
Ben zaten uzunboylu düşünmekten uzaktım!
Haykır! 'Kime, lâkin? Hani sâhibleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
Feryâdımı artık boğarak, naş'ını tuttum,
Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.
Seller gibi vâdîyi enînim saracakken,
Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler 'Safahat'ımdaki hüsran bile sessiz!

İstanbul, Teşrinievvel 1335 (1919)

Devamı »

Geçmişi unutma

Kim terörist?

Kim terörist?