13 Mayıs 2009 Çarşamba

Saygının Kaynağı


Bugün akşam yedi buçuk gibi otobüsle eve dönüş yolundayım.

Karşımdaki koltuktaki amca, yanındaki (nispeten) gence dönerek: "Yer verdiğin için teşekkür ederim, çok yorulmuştum." şeklinde minnettarlığını bildiriyordu (Merak etmeyin, ben amcadan sonra oturmuştum, bazılarınız neden önce benim yer vermediğimi sorabilir). Amcanın teşekkür ettiği abinin cevabı şu oldu: "Rica ederim amca, yarın biz de yaşlanıcaz."

İlk başta sanki normal bi cevapmış gibi geliyor ama azıcık düşününce aslında çok büyük bi kabalık. Yani yapılan iyiliğin kaynağı - sebebi, yarın aynı duruma kişinin kendisinin de düşme ihtimali. Son derece faydacı bir yaklaşım. Yürekten yapılmıyor. Yarın bana da yer verilecek umuduyla yapılan bir "iyilik". Tabi bunda, "Siz de zaman gelecek yaşlanacaksınız elbet!" tarzında çıkışlar yapan amcaların ve teyzelerin rolü de büyük. Çocuklara da o şekilde öğretilmiyor mu? Yaşlı insanlara yer vermeliyiz ki yarın biz yaşlandığımızda bize de yer verilsin...

Acı bi durum aslında. En basit iyiliklerimizin bile ardında bir menfaat, bir karşılık deseni çıkıyor, nakış nakış işlenmiş olarak. Bir iyilik yapıyorsak gönülden olsun, pazarlıksız ve karşılıksız... Olmaz mı?

Bu faydasız yazıyı, yine bugün otobüsten Ulus'ta inip dolmuş durağına doğru yürürken duyduğum, bir gencin telefonda kız arkadaşına veya eşine sorduğu şu soruyla, anlamsız bi şekilde bitirmek istiyorum: "Dün yemek yedin mi hayatım? Yemek yedin mi?"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder