3 Ekim 2009 Cumartesi

Bu Yüzden

Sabah 9 civarı... Ana caddeden karşıya geçmek için bekliyorum. Arabalar durdu ama yayalara hâlen kırmızı yanıyor (Bu durumu hiç anlamam zaten). Doğal olarak hep beraber karşıya geçmeye başladık. Arkamdan bir erkek sesi: "Niye duruyorsun, geçsene!"... Ve bir hanım sesi cevap veriyor: "E kırmızı yanıyo ama...". Başta iki arkadaş kendi arasında şakalaşıyor sanmıştım ama erkek sesini yükseltmeye başlayıp hanım kız da "Bağırma!" diye çıkışınca ve biri sağımdan diğeri solumdan geçip gidince anladım durumu. Hanım kızın, arabalar durduğu ve diğer bütün yayalar karşıya geçmeye başladığı hâlde kaldırımda dikilip yeşil ışığı beklemesi birisini fena kızdırmıştı. "Sabah sabah ayar ediyolar adamı yav!" diyordu. Kız çıkıştıkça "Gonuşma, kes!" diye susturuyordu.

Evet, sorunumuz bu sanırım. Kurallar bizi "ayar ediyor". Kendi koyduğumuz kurallar bile ve hatta en çok da onlar. Her zaman bir şekilde kuralı aşmanın yolunu arıyoruz. Bu durum insan doğasının bir sonucu belki ama sanırım biz toplum olarak işin suyunu da çıkarmışız. Bunu yeşili beklemeyip kırmızı ışıkta geçme olayımıza bakarak söylemiyorum. Bu, sadece tipik bir örneği bu ayar olmanın.

Hanım kıza bağırdığı için hiç birimiz adamı terslememiştik, çünkü hepimiz bile bile yanlışı yapıyorduk, kendimizce sebepler bularak.

3 Mart 2009 Ankara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder