16 Şubat 2013 Cumartesi

Odun

(Tüm odunlara atıftır.)

"Meyve derdi olmayan ağaç odundur." demiş şair. Aslında nerden bakıldığına göre değişen bir önerme. Sanki odunun bir faydası yokmuş gibi anlaşılabilir. İnsan yaşamının şu anki standartlara ulaşmasında (en azından dünyanın bir kısmında), odunun ve dolayısıyla ateş gücünün ne kadar önemli olduğunu hatırlatmaya gerek yok. Tabi sadece insan yaşamı değil tüm tabiat için de odunun anlamı büyüktür. Ama bu kadar geniş düşünmeye dahi gerek kalmadan sırf odun'u veya kerestesi için üretilen ağaçların da olduğunu düşünmek bile kâfîdir. Yani fayda sağlamanın esas unsuru "meyve" vermek değildir, ya da en azından hem maddi hem de manevi açıdan akla ilk gelen anlamıyla "meyve" vermek değildir. İnsan hayatı da çok farklı sayılmaz. Herkes "meyve" ağacı olursa... Ama durun bu açıklama insanları sınıflara bölen, zengin-fakir ayırımını dahi meşru gösteren gerek doğu gerek batı felsefelerine götürebilir bizi. Olay şu ki, insan hayatı da tabiattaki diğer tüm hayatlar gibi çeşit çeşittir. Ancak insanınki, çeşitler arası geçişlerin muazzam olabileceği bir formda ve belki de gerekliliktedir. 
"Meyve verme"nin aslında ne anlama geldiğini ve de gelebileceğini düşündüğümüzde şu gerçek çıkar karşımıza: Meyve vermeyen ağaç yoktur. Bu gerçeği fark edebilmek için, belgesel seyretmek veya botanik okumak da gerekmiyor.
Önermemize dönersek, sanırım buradan çıkaracağımız dersler şu cümle ile başlamalı: Odun bile olamayan bir insan...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder