23 Ekim 2013 Çarşamba

Büyük hata...

"Sev çünkü sevmek en kolay" diyor ya şarkıda, gerçekten öyle. Seveceksin aga, ölümüne seveceksin, aptalca seveceksin, karşılıksız ve hatta köpekler gibi... (Her ne kadar genelleyerek anlatılacak olsa da bundan sonra yazılanlar kişisel tecrübe olduğundan, durum sizde böyle değilse lütfen nispet yapar gibi yorum yazmayın) Ama belli etmeyeceksin karşıya. Hele hele hayatında hiç evcil hayvanı olmamış hatta hiçbir hayvanın başını bile okşamamış bir sevgiliye bunu belli etmeyeceksin işte.  Çünkü hayatında anne-babasından başka kendisini karşılıksız ve böyle salakça seveni hiç olmamış birisi, seninle karşılaştığında ne yapacağını bilemez ve ayının yavrusunu severken öldürmesine benzer durumu.
Belli etmeyeceksin, belli ettiğin an "elde var bir" olursun ve senin için hiç bir çaba sarf etmesine gerek olmadığını anlayan bir sevgiliden daha fazla canını yakamaz hiç kimse... Uğruna her şeyinden, herkesinden vazgeçersin ama o senin için hiç bir şeyinden ve hiçkimsesinden vazgeçemez; çünkü biliyordur artık senin sevginin şartlara bağlı olmadığını, herhangi bir karşılık esasına dayanmadığını, ne yaparsa yapsın veya ne yapmazsa yapmasın senin sevginin her daim arttığını... Senin için çabalamasına gerek yoktur artık. Sen istersin ki klasik ve klişe kadın-erkek münasebetlerinden farklı olsun her şey ama öyle olmaz işte...
Konu sadece hanımlar veya sadece beylerle ilgili değil, sanırım insan olmak-lığın kaçınılmaz fıtrî sonucu bu. Çok temel bir menfaat ilişkisi bir bakıma. Elde etmek istediğiniz her şey zaten elinizde ise ve kaybolma ihtimali de yoksa neden daha fazla çaba sarf edesiniz ki? Salarsınız kendinizi, müebbet tatil...
Bazen düşünüyorum eğer beni de bu şekilde seven birisi olsaydı ben ne yapardım acaba? 



5 yorum:

  1. Aradan uzun zaman geçmiş ama yorum yapmadan duramadım. Sevgiyi ve aşkı tamamlayan diğer yarıdır bence. Eger bir taraf daha çok sevdiğini düşünüyorsa orada bir yanlışlık vardır. O şey sevgi değil takıntıdır. Gerçek sevgide her iki taraf ayni hisseder beraber fedakarlik yaparlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Görmeyeceksin ama yine de yazayım. Daha çok sevdiğimi düşünmüyorum. Sadece sevdiğimi düşünüyorum. Takıntılı şekilde seviyorum evet ve karşılığında sevgi bekliyorum sadece, beni sevdiğini söyleyen birinden. Ha bu da bir karşılık beklemek belki. Evet doğru. Karşılık bekliyorum sevgimden. İnsanlık bekliyorum, insan olduğum için.
      Yukarıdaki yazı sinirle yazıldı, o yüzden yanlışları çok olabilir. Ama doğru bölümleri olmadığını söylerseniz boğarım.
      Aslında insan ilişkilerinde, daha doğrusu bu tür duygusal ilişkilerde meselelere doğru-yanlış şeklinde bakmak bizi hüsrana uğratıyor belki de. Sen kendince bir sürü fedakarlık yapıyorsun ama belki o da kendince bir sürü fedakarlık yapıyordur. Yoksa niye hâlâ seninle beraber olsun ki? Yani sen zenginsin, 100 kişiye yemek veriyorsun; o ise bir kişiyi anca doyuruyor. Bu açıdan, eleştirin beni bunu düşünmeye sevk ettiği için teşekkür ederim adsız kahraman.

      Sil
  2. Acaba yorum cevap aldı mı diye merak ediyordum. İnternet geçmişinden o gün gezdiğim blogu buldum. Belli ki o gün sizi sinirlendiren durum ortadan kalkmış. Sevindim. Bir teorim var sevgi ile ilgili. Her birimiz birer enerji ve ses yumağıyız. Vücudumuzun ve ruhumuzun bizim duyamayacağımız frekanslarda sesler ürettiğini düşünüyorum. Iki vücut iki ruh yan yana geldiğinde eger bu sesler uyuşuyorsa işte o zaman dogru kişiyi bulmuşsun demektir. Belli ki siz de doğru frekansı tutturmuşsunuz. O kanalı karşılıklı olarak kaybetmemeniz dileğiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi dileklerin için teşekkür ederim ama değişen tek şey yaşadıklarıma ya da yaşayamadıklarıma bakış açım. Yani günlük kullanımla söylemek gerekirse "artık takmıyorum" sadece seviyorum işte... Teorinle ilgili ise,uyum konusunda emin değilim ama enerji ve ses yumağı olduğumuza yürekten inanıyorum. Kainat benim gördüğüm kadarıyla frekans uyumlarından çok "çaba" üzerine kurulu olarak deveran ediyor. Sevgiler.

      Sil